İzmir EYT Başkanı Türker, Erdoğan’a seslendi: "Bir kere...

İzmir EYT Başkanı Türker, Erdoğan'a seslendi: "Bir kere bizi bizden dinleyin!"

İzmir Emeklilikte Yaşa Takılanlar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Türker, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslendi ve “Biz mağduruz. Çalışanlarımız da var ama devlet olarak bana söz verdiysen beni mağdur etmeyeceksin. Dünyanın hiçbir yerinde yasalar geriye doğru işletilerek vatandaş mağdur edilmez. Bir kere bizi bizden bir dinleyin! İnsanlar sokakta çığlıkla derdini dile getiriyorsa demek ki bir problem var” dedi.

19 Kasım 2019 - 15:21 - Güncelleme: 19 Kasım 2019 - 15:40

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) için, ‘Seçim kaybetsek de bu işte yokum’ demesi sonrasında gözler bir anda talebi ileten vatandaşlara çevrildi. Dernek Başkanı Türker birbirinden önemli açıklamalara imza attı.

"Biz erken emeklililk söylemini kabul etmiyoruz"

Kendilerinin seçim malzemesi olmadığını söyleyen Türker, “EYT kesinlikle erken emeklilik değildir. Biz asla ve asla erken emeklilik söylemlerini kabul etmiyoruz. Dernekleşmeler bugün olan şeyler değil. Yasa çıktıktan sonra sözcüler ve platformlarla 2015’e kadar gelen bir süreç. Seçim zamanlarında ortaya gelen bir yapı değil. Bizler seçim malzemesi değiliz. Bizler devlet tarafından hakları elinden alınmış bu ülkenin mihenk taşlarıyız. Bize verilen sözler tutulmamış. Çalışma hayatına başlarken devletle karşılıklı bir sözleşme imzaladık. Erkeklerde 25 yıl 5 bin gün kadınlarda 20 yıl 5 bin gün… Devletin o sözüne güvenerek kağıtları imzaladık. Devlet tek taraflı bu sözleşmeyi feshetti. Bizler farklı bir şey değil, devletin bizi görmesini istiyoruz. Tek sorunumuz bu” dedi.

5 milyonun üzerinde EYT’li var!

Türker, “1 yılda çok mesafe aldık. Milyonlar toplandı. 2 milyon insanla İstanbul’da 700 bin kişiyle Ankara’da mitingler yaptık. İnsanlar mağduriyetlerinin farkına vardı. 2018 sonu itibariyle 5 milyon 924 bin 224 kişi EYT’li bu memlekette. 1 Eylül 2019 itibariyle de ayda 50 bin kişi artıyor. Bugün emekli olacaklar 1993 ve 1994’te işe girenlerdir. 1995, 1996, 1997 ve 1998 zaten kademeli olarak emekli olacak. Söylendiği gibi rakamlar havada kalan sayılardır” açıklamasını yaptı.  

Türker, Erdoğan'a seslendi 

İşsiz kalan insanlara dair de bilgi veren Türker, “45 yaşında insanlar var. ‘İşim yok, işe gidiyorum, yaşlısın diyorlar, intihar mı edelim’ şeklinde konuşuyorlar. Vatandaşlarımız mağdur. Çıkan yasanın iptal edilmesi gerekiyor. Cumhurbaşkanın, ‘ben bu işi çözmüyorum, bitti’ demesiyle olmuyor. Sayın cumhurbaşkanına sesleniyorum, biz mağduruz. Çalışanlarımız da var ama devlet olarak bana söz verdiysen beni mağdur etmeyeceksin. Dünyanın hiçbir yerinde yasalar geriye doğru işletilerek vatandaş mağdur edilmez. Bir kere bizi bizden bir dinleyin! İnsanlar sokakta çığlıkla derdini dile getiriyorsa demek ki bir problem var. Genel başkanımız olabilir, dernek temsilcilerimiz olabilir, bir kere görüşelim. İnsanların yaralarına nasıl merhem olabiliriz, bunları ele almalıyız. Bu insanların haklarının verilmesi lazım” dedi.

Ben vergilerimi ödemişim, benim borcum bitmiş, artık devletin beni görmesi lazım

“Hiçbir dünya ülkesinde EYT diye bir şey yok” sözleriyle konuşmasını sürdüren Türker, “İnsanlar hiçbir yerde mağdur edilmedi. İskandinav ülkelerinde kişi başına düşen gelirlere bakalım. Biz 70’nci sıradayız. Biz erken emeklilik istemiyoruz. Biz elimizden alınan, gasp edilen haklarımızı istiyoruz. Kimse emeklilik algısı yaratmasın. Hesaplar ortada. Öyle abartıldığı gibi bir maliyetimiz yok. Bu iş kapanamaz. Biz mücadelemiz sonuç alıncaya kadar devam edeceğiz. Asla taviz vermeyeceğiz. Çünkü biz halkız. Şehir hastaneleri için ‘zarar etse de halkım için yaparım’ dedi. Sayın cumhurbaşkanım biz de halkız. Devlet halkı için zarar edecekse biz de halkız. Ben vergilerimi ödemişim, şimdi benim borcum bitmiş, artık devletin beni görmesi lazım. Biz ekstra bir şey istemiyoruz. Elimizden alınan haklarımızı istiyoruz. Mağdur olanların mağduriyetinin giderilmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.  

Bu keskin söylem bizi travmaya soktu, kimsenin bu halkı travmaya sokmaya hakkı yok

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın net çıkışını değerlendiren Türker, “Neden keskin bu lafı söyledi, onu da bilmiyoruz. Komisyonlar kuruluyorken, devlet bizi umutlandırıyorken bu söylem birden nereden çıktı? Günlerce konuşuldu, böyle bir çalışma vardı. Bizzat konuşuldu. Bu insanlarla niye dalga geçiliyor? İnsanları umutlandırdıktan sonra ‘ben yokum’ demek sosyal hükümete yakışmıyor. ‘Yokum’ demek iş bitirmiyor. Böyle bir kitle var, şu kitleyi bir toplayalım, bir çalışma yapalım, derdi, sayı ne? Hiçbir çalışmanın olduğunu da ben tahmin etmiyorum. Biz bir şeyler olacak diye beklerken cumhurbaşkanımızın bunu söylemesi bizleri gerçekten çok üzmüştür. Travmaya sokmuştur. Bu halkı kimsenin travmaya sokma hakkı yoktur. ‘Ülkemiz zor durumda, sizlerin mağduriyetini biliyorum. 1 yıl bize müsaade edin, alanlara inmeyin’ de diyebilirdi. Bir cumhurbaşkanı böyle de yaklaşabilir. Biz de ‘madem bu işte yoksunuz biz de bizim halimizi anlayan kimse onunla beraberiz’ deriz. Ama biz bunu demiyoruz. Bizim siyasetle, partilerle işimiz yok. Ama bizim işimizi siyasetçiler çözecek. Bizim tek amacımız kazanılmış haklarımızın iade edilmesidir. Biz insanca bir maaşla bu memlekette yaşamak istiyoruz. Umudumuz her zaman var. Umut bittiğinde hayat biter” dedi.  

‘Kasada para yok’ deniyor, bunun sorumlusu ben değilim!

Türker ayrıca, “Erken seçim olasılığı çok yüksek… Bu memlekette yarın ne olacağı belli olmaz. Önceden de erken seçim yoktu, Sayın Bahçeli çıktı bir gecede erken seçim kararı alındı. Erken seçim olsa da olmasa da bu yasa çıkacak. İnsanların elerinden alınan haklar iade edilecek. Aylık bağlama oranları düzeltilmesi gereken bir şey. Bugün emekli olsa 1200- 1400 TL maaş alacak insanlar nasıl geçinecek? Artık halkımızın devlet tarafından görülmesi gerekiyor. Hastaneler, yollar yapılmasın, Suriyelilere bakılmasın demiyoruz. Onlara varsa bize de var diyoruz. Biz bu vatanın öz evlatlarıyız. Bizim mağduriyetimizi de görün. Hakları elinden alınan insanlarız. Kimse, ‘bu insanlar haksız’ demiyor. ‘Kasada para yok’ deniliyor. Bunun sorumlusu ben değilim ki. İnsanca bir maaş alalım, mağduriyetlerimiz giderilsin ki güneşli havada yaşayalım, bizim de üstümüzde güneş açsın, hep bulutlu havada gezmeyelim” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı 46 yaşında emekli oldu, ben 50 yaşındayım, benim suçum ne?

Türker, “Cumhurbaşkanımız 46 yaşında emekli oldu, ben 50 yaşındayım. Benim suçum ne? Yasa geriye doğru gitmez. Para yok diye bir şey yok. Şehir hastaneleri zararına yapılıyorsa gerekirse EYT’liler için de zarar edeceksiniz. 25 yıl prim ödemişim, devletim bana bakmıyor. İskandinav ülkeleri batıyorsa biz de batacaksak bu EYT yasasının hemen çıkması lazım. Bir an önce çıksın. Hak edenin hakkını vermezsen insanlar mağdur olur. Bizim gasp edilen hakkımızın verilmesi lazım. ‘Bu yasayı biz çıkarmadık ki’ diyorlar. Böyle bir şey olamaz, bir devlet yetkilisi bunu söyleyemez. Şu süreci sakin bir şekilde atlatacağız. Birlikte derneklerimizle mücadelemizi sürdüreceğiz. Biz bu mücadeleyi kazancağız... Biz her zaman dik durduk, dik duracağız” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Ege'de SonSöz

Bu haber 266 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
İZMİR’E “HYATT” GELİYOR
İZMİR’E “HYATT” GELİYOR
Küresel Isınmaya Karşı Çalı Üretilecek!
Küresel Isınmaya Karşı Çalı Üretilecek!